22 Haziran 1919'da Kemal Paşanın yayınladığı Amasya Genelgesi (Tamim) büyük yankılar uyandırmıştı. İstanbul'da Padişah ve Hükümeti diken üstündeydi. Ses çıkarmayalım, aman ha İngilizleri kızdırmayalım, Yunanlara yol verelim, daha fazla işgale uğramayalım, diyorlardı. 
"Kimdi bu adam? Ne yapmaya çalışıyordu? Biz ona yetki vermeseydik, kim onu dinlerdi?" havalarındaydılar...
Oysa Mustafa Kemal Paşa bir dakika boş durmuyordu. Valileri, ordu komutanlarını, arkadaşlarını ve Türk halkını uyandırmak için adeta gecesini gündüzüne katıyor çırpınıyordu...
Çoğunlukla uyumuyor, ayakta sigara üstüne sigara yakıyor, bulunduğu yere sığamıyordu...
Artık Anadolu her türlü işgale ve her türlü cinayete açıktı. Hakkında tutuklama emri çıkartılmış, sağa sola emirler verilmişti. Suikastlar düzenlenebilirdi. 
İşte bu kadar büyük bir tehlikenin ve ateşin içinden geçerek Erzurum'a kadar vardı. Amacı; burada Ermeni devleti kurma girişimine karşı koymak için toplanan Erzurum Kongresine katılmakt, tehlikenin büyüklüğünü göstermek destek almaktı.  
Erzurum'da 7 - 8 Temmuz gecesi Padişah tarafından askerlik görevinden alındı. O gece çok sevdiği askerlik mesleğinden istifa ettiğini tüm dünyaya açıkladı.  
Ne olacaktı? 
Sivil Mustafa Kemal'in halkın üzerindeki etkisi ne olacaktı?
Büyük bir Karamsarlık sardı yanındaki vatanseverleri... Ama o kararlıydı sonunda ölüm bile olsa yürüyecekti. 

*Mondros'ta dağıtılması kararına  karşın, zaman kazanarak dağıtılmayan tek ordu Erzurum'da 15. Kolordu'ydu, başında da KAZIM KARABEKİR PAŞA vardı. Elinde padişahın Mustafa Kemal'in tutuklanmasına dair emri vardı. *

Mustafa Kemal Paşa'ya Karabekir'in bir takım askerle otele geldiği haberi verildi. Kemal Paşa tabancasını beline sokup odasına çıkıp beklemeye başladı. Herkes ister istemez gergindi. 

KARABEKİR, tek başına odasına çıkıp bir topuk selamı verip "EMRİNİZDEYİM PAŞAM" deyince bir büyük mutluluk yayıldı yüzüne...

Bin bir güçlükle ve olanaksızlıkla 23 TEMMUZ 1919'da Erzurum Kongresi toplandı. 
Mustafa Kemal Paşa, o gün kongre delegesi yapıldı ve 38 oyla Kongre Başkanlığına seçildi.
Çok önemli kararlar alındı: 
VATAN BİR BÜTÜNDÜR PARÇALANAMAZ DENİLDİ. TEMSİL HEYETİ OLUŞTURULDU. TEMSİL HEYETİ,  HÜKÜMETİN DAĞILMASI HALİNDE HÜKÜMET GİBİ GÖREV YAPACAKTI. 
MANDA VE HİMAYE KABUL EDİLEMEZDİ. 

En çok tartışılan konu bu oldu. Tam bağımsız olunabileceğine hala kimse inanmıyordu. Kemal Paşa kongre kararlarının arasına aldı. Ama asıl tartışmalar SİVAS KONGRESİNE BIRAKILDI.
Bölgesel olarak toplanan Erzurum kongresi, MUSTAFA KEMAL PAŞANIN gelişiyle bambaşka bir hal aldı. ULUSAL KARARLAR ALINDI ...
Sivas'a dönüş hazırlıkları başladı. Ama geri dönecek paraları yoktu. ERZURUM ESNAFINDAN TOPLANAN PARAYLA SİVAS'A hareket edildi.
Oysa ne diyordu: "Keşke Yunan galip gelseydi" diyenlerle, tarihi çarpıtıp çıkarlarına uygun tarih yaratmak isteyenler: "Padişah bir sandık altın verdi Mustafa Kemal'e git Anadolu'yu kurtar diye, ama o ne yaptı? Padişah hazretlerimize ihanet etti..." 
Oysa; Mustafa Kemal Paşa Erzurum'dan Sivas'a Erzurum esnafından toplanan parayla geliyordu...
Sevgili dostum:
Tarih, gerçekleri her koşulda kendi yasalarına göre yazar. Kendi yasası da; kaynaklar ve belgelerdir. 
Kaynak ve belge olmadan tarih olamaz... 
Hala, kulağına fısıldanan; Lozan'ın gizli maddeleri yürürlüğe girecek, madenlerimizi işleteceğiz, çok zengin olacağız yalanlarına inanıyorsun gibi geliyor bana...
Gözünü aç... 
Yalanla beslemeye çalışıyorlar seni...
Uyanık ol! 
Kimse kandıramasın seni...
Gözlerinden öperim... 
...
Erzurum Kongresinin 103. Yılında:
Başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere, Müdafa-i Hukuk yöneticilerini, Kuvayı Milliyecileri, bize bu ülkeyi bağımsız yurt olarak armağan eden o kahramanları saygı ve özlemle anıyorum*.

Erdal Atıcı
23 Temmuz 2022