KÜLTÜR - SANAT

Mustafa Altınsoy Kitabı: Nasıl Bir Eğitim?

Mustafa Altınsoy Kitabı: Nasıl Bir Eğitim?

Hasan Basri Çantay, Âkifnâme adlı kitabında Ahmet Hamdi Akseki’nin Mehmet Âkif’le ilgili şu hatırasına yer verir: “Balkan Harbi’nin son zamanlarındaydı. Her tarafta ecnebi mekteplerine karşı bir nefret uyanmıştı. Türk çocuklarını buralardan kurtarmak çarelerini düşünüyorduk. Sekiz on kişi söyledi, söyledi; programlar, nizamnameler yapılmaya başlandı. O zamana kadar hep susan Âkif dayanamadı, dedi ki;

-Bunların hepsi boştur. Ecnebi mekteplere Türk çocuklarının gitmemesi için tek bir çare var. Aynı ayarda mekteplerle onların karşısına çıkmak. Bunu yapabildiğimiz gün ecnebi mekteplere bir Türk çocuğu gitmez. Eğer giderse o zaman onların ebeveynine çatmaya hakkımız olur. Yoksa kimseye söz söyleyemeyiz.”[1]

Eğitimle ilgili düşünce ve ideallerini marifet ve fazilet üzerine inşa eden Âkif, bu sözleri “görüp duyduklarına, yaşadıklarına, eğitimle ilgili tecrübelerine” dayanarak söylemiştir. Onun arzu ettiği okul ve eğitim, birey ve toplumun maddi – manevi ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olmalıdır. Dillendirilen sorunun ve çözüm önerisinin üzerinden yüz yıla yakın bir süre geçse de tam anlamıyla çözülebilmiş midir? Bu ayrı bir mevzu.

Meşhur bilim insanı İbni Sina “Tecrübe, bilgiden üstündür.” der bir sözünde. Tecrübe, insanın kendisi için iyi bir öğretmen olduğu kadar başkaları için de hem iyi, hem önemli, hem emsalsiz bir öğretmendir. Hatta rehber, kılavuz, yol gösterici, üstat… Adını ne koyarsanız koyun.

Bu yazıya niçin böyle bir giriş yaptım? Sebebini anlatayım:

Kadirşinas ve vefakâr dost, eğitim sevdalısı Mustafa Altınsoy; öznesi eğitim olan “kitap kırtasiye, yurt, özel okul, resmi okul, muhtelif kademelerde eğitim yöneticiliği, bürokratlık, STK çalışmaları” konularında birbirinden önemli pek çok tecrübe ve birikimini uzun zamandır maarifinsesi.com, habername.com, medya90.com, erzurummedya.com, anadolumedya.net, tasköprügazetesi.com gibi internet sitelerinde yayınlıyordu. Takip edenler bilir.

Uzun zamandan beri çeşitli mecralarda yayınlanan bu yazılar güncellenerek “Nasıl Bir Eğitim?” (Eğitime Dair Meselelerimiz ve Öneriler) adı altında 208 sayfalık bir kitap hüviyetine büründürülmüş. Kendilerine yayın dünyasına hoş geldiniz diyor, bu güzel çalışmanın hem kendisi hem okuyucuları için hayra ve berekete vesile olmasını diliyorum.

İki bölüme ayrılan kitabın birinci bölümü eğitim meseleleri üzerine. Bu bölümde velilere, okullara, topluma, öğretmenlere ve öğretmen yetiştirmeye dair tespitler, tecrübeler, fikirler ve çözüm önerileri yer alıyor. İkinci bölüm ise yönetim tecrübelerine ayrılmış. Bu bölümde cemiyetçilik, teşkilatçılık, eğitim yöneticiliği ve bürokratlık dönemlerine ait birikim ve çeşitli tecrübeler paylaşılıyor.

Kitapta sadece yaşananlar ve sorunlar değil, samimi ve sade bir anlatımla görüşler, düşünceler, yorumlar ve kayda değer önerilerle tam bir eğitim ziyafeti veriliyor. Bu yönüyle başkalarının düşünce ve tecrübelerinden yararlanmak isteyenler için muhteşem ve etkili bir kaynak diyebilirim.

Prof. Dr. Bilal Kemikli, kitap için şu ifadeleri kullanıyor: “Nasıl Bir Eğitim?” (Eğitime Dair Meselelerimiz ve Öneriler) isimli bu kitap, ömrünü eğitim ve öğretime vakfetmiş, değişik okullarda yöneticilik yapmış ve farklı şehirlerde Millî Eğitim Müdürü olarak bulunmuş tecrübeli bir eğitimcinin müktesebatının eseridir. Yazarın müktesebatına uygun sade ve samimi bir dille okuyucuya sunduğu bilgiler altın nasihatler sınıfındandır. Bu bakımdan kitap, öğretmen ve idareciler için bir el kitabı hüviyetine sahiptir. Ayrıca yine bu kitapta, eğitim kadrosunda bulunmayan, farklı alanlarda çalışan yetişkin okuyucular için de ufuk açıcı yazılar bulunmaktadır.”

Her dönemde maarif konusu önemli meselemiz olmaya devam ediyor. Herkes kendi usulünce niteliğin artırılması için çözümler üretip muhtelif uygulamaları hayata geçiriyor. İşte bu dönemde sadece teorilerin değil tecrübelerin de asıl hedefe ulaşabilmek için israf edilmeden değerlendirilmesi gerekiyor. Bu yüzden Altınsoy’un çalışması talim ve terbiyenin, yani maarifin tekâmülü için önem arz ediyor.

Yaptıklarınızın, başardıklarınızın, sözün özü tecrübe ve birikimlerinizin çok da umursanmadığı; değer görebilmek için isminizin önünde mutlaka kalabalık bir ünvan grubu, makam ibaresi bulunması veya şöhret sahibi olunması gerektiği günümüzde eğitim öğretim meselelerine kafa yoran kimselerin “tecrübe ve birikimlerin paylaşımından yararlanmak” adına ufuk açıcı, güzel bir çalışma olan “Nasıl Bir Eğitim?” adlı kitaba mutlaka kütüphanelerinde yer vermesi elzemdir diye düşünüyorum.

Akıllı insan, başkalarının tecrübelerinden de yararlanma becerisi olan kimsedir.

Benden söylemesi…

Mustafa USLU