Gecmiş yıllarda kendi yaptığı sınavlarla öğrenci alan üniversitelerden birisi de ODTÜ'ydü.

1968 yılında  Fransa'da başlayan marksist ögrenci hareketleri Ülkemizi de etkilemişti.

1970 'li yıllarda  marksist ve bölücü tiyniyete sahip kişilerin  OTDÜ sınavını kazandıgı duyumu yaygındı.
Hatta bazı Eğitim Enstitü ögrencilerinin ODTÜ'yü kazandığını ve bu nedenle okuldan ayrıldığına şahit olurduk. 

Bunların genelinin Ecevit iktidarı döneminde Eğitim Enstitülerine alınan öğrenciler olması manidardır.

Ayrıca seçkin üniversiteleri kazanan bazı ögrencilerin sınıfa uyum gösteremedikleri için sorun olduklarını bizzat derse giren hocaların anlatımlarından duymuştuk.

Bu hocalardan Ilber Ortaylı'nin "Üniversite sınavlarında toplu kopya çekiliyor galiba,çünkü öğrencisi olduğu sınıfın bilgi düzeyi ile kıyaslanamayacak derecede geri" yakınmasını bizzat kendi sohbetinde dinlemiştim.

pkk terör örgütünün devlet otoritesinin zayıf oldigu dönemlerde güvenlik zafiyetinden nasıl yararlandıgını, gruplar halinde üniversitelerimize öğrenci kılıklı militanlarını yerleştirdiğini hatırlayalım.

Bu militanlar okullarımızı eğitim yuvası olmaktan çıkarmış,adeta terör üssü haline getirmişlerdi.

Zamanlarını dersten çok molotof kokteyli yapmaya ayırdıkları bilinen bir gerçekti.

ODTÜ'nün militan yuvası olduğu yıllarda Rektör'ün de kim olduğunu hatırlayalım.

O yıllarda dersaneler genel olarak yönetim ve eğitim kadroları yönünden  marksist ağırlıktaydı.

Sınav sonuçları açıklandığında "şu kadar sorumuz ÖSY'me sınavlarında çıkan sorularla benzeşiyor, hatta aynısı" şeklinde övünür ve reklam olarak kullanırlardı.

Geçmişteki tüm bu hak ihlalleri günümüzdeki  son KPSS sınavında ileri sürülen şaibeyi ortadan kaldırmaz.

Soru Bankası sisteminin olduğu bir kurumda sınava müdahale edildiğini tesbit etmek gayet kolaydır.
Varsa bir usulsüzlük ve sebep olanların en kısa zamanda ortaya çıkarılacağı muhakkaktır.

Sayın Cumhurbaşkanı KPSS adaylarına haklarının zayi olmayacağını en yüksek seviyeden açıklamıştır.
Ayrıca DDK'na konunun araştırılması, incelenmesi ve neticesinin en kısa sürede bildirilmesi talimatı verilmiştir.

Sınavın iptal edilmesi ve yeni bir sınav tarihinin açıklanması isabetli ve yerindedir.

Ancak geçmişinde ve atandığı yıldan günümüze kadar en ufak bir şaibesi bulunmayan ÖSY Başkanı Halis Aygün'ün henüz soruşturma bitmeden alel acele görevden alınması da o kadar yanlıştır.

Bir Feto belasından henüz tam anlamıyla kurtulmadan , benzerlerinin sızmasına meydan verilmemelidir.

Sayin Bahçeli'nin; KPSS'ile ilgili şaibe hakkında  "Çok yönlü araştırılmalı" ifadelerini kullanması anlamlıdır.

Konu çok yönlü olarak araştırılmalı,gençlerin ümidine göz dikenler, el uzaktanlar mutlaka hak ettikleri cezaya en kısa zamanda carptırılmalıdır.

Bu gercekler orta yerde dururken siyasi çıkar  ugruna geçmişte soru çalan Feto'cuları ve kopya ile üniversitelerimize doldurulan teröristlere mesaj gönderenler var.

Bu yaklaşım sınavlara şaibe karıştıranlara ve
Terör örgütü militanlarina cesaret vermez mi? 

Hesap vermesi gereken zihniyetin, her olayda oldugu gibi üste çıkmaya kalkışması yüzsüzlük degilmidr?

Mehmet Topalgökceli