Yandaşlar 'çatı' konusunu nasıl çarpıtacaklarını şaşırmış durumdalar. Epey akıl yoruyorlar. Ne desek de çatıyı çatırdatıp, Erdoğan'ın gözüne girsek diyenlerde var, çatı mayası tuttuğunda arpalıklarının kesileceğini görüp şimdiden engel olmanın faydasını görende.

 

Aman Allah neler denmiyor ki. Çatıcılar, MHP, CHP ve Doğan Medya grubundan ibaretmiş. Doğan grubu, her hafta bir aday söyleyip çatıcıları dizayn ediyormuş.

 

Sonra, MHP ve CHP ayrı aday ortaya koyarsa ilk turda CHP öne geçer, CHP ve AKP adayı kalırsa, MHP seçmeni, CHP'li aday terine AKP'ye atarmış.

 

Çatı denilen kavramın içi boşmuş. Bir şey çıkmazmış. Niye uğraşılıyormuş. 

 

MHP'nin tirit olacağı adayları olacakmış gibi öne sürmeleri de, çatıyı engelleme gayretinin parçasıymış bu arada. Kim o tirit olunacak adaylar kısmının içini siz doldurun, onları gayet iyi biliyorsunuz.

 

Bu arada, Hürriyetin çatı içinde yer aldığını düşünen şair ruhlu yandaşa sormak gerek,  'Gül'e adaylık teklif edildiği palavrasını niye attı' çatı üyesiyse Doğan medya?

 

Velhasıl, ne söyleseler olmuyor. İş sadece, birkaç partinin çatısı değil ki. Türk Milletini topyekûn kapsayacak, AKP'li seçmen de içine alacak çatı bu. 

 

Düşüncesi bile iyi gelmiyor mu insana. Vatandaşına tokat atan Başbakanın, yine vatandaşı tekmeleyen danışmanının hâlâ görevde kalması, Cumhurbaşkanının onu durduramayacağının belli oluşuna bakılırsa, 'ali kıran, baş kesen iktidara' dur diyecek farklı bir Cumhurbaşkanını kim istemez ki. 

 

Çatıyı duyunca, kaşlarını çatan Başbakan 'çökertin' buyruğunu vermiş iddia doğruysa. Çökertilecek ne var derseniz, milleti 36 etnik kökene bölende kendisi olduğundan zor değil. Herkes dik dursun, fırtınaya hazırlansın.

 

Neyse efendim, yandaşlar şu formülü öne sürüp şimdiden seçmeni yönlendirmeye çalışıyor. O da, MHP ve HDP seçmenine 'kendi partinizin dışında kime oy verirsiniz?' sorusunda cevabın 'AKP' olduğu. HDP bunu, Yalova'da ispatladı. Zaten HDP diye parti yok. PKK, nereye işaret ederse atlayan şartlandırılmış ve Türkiye genelinde %4'ü bulmadığı için, ankette daha fazla görünsün diye MHP sonucunun çalınması var hatırlarsanız.

 

Ankette çaldıkları gibi, SEÇSIS üzerinden HDP'ye oy eklemesi yapılır mı acaba diye düşünüyor insan.

 

Velhasıl, AKP ve CHP adayı kalırsa, ülkücüler AKP adayına atacak hevesindeler ki beyhude bir heves. Velev ki o noktaya gelindi, sandık başına varan ülkücü kaset saldırısını, Kürt Açılımını, Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına alma söylemini unutup da ampule 'evet' mührünü basar mı? BASMAZ. BASAMAZ. 

 

Fakat bazı yerel yönetimlerde yaptıkları gibi iş, iş üzerinden baskı kurarlar mı? Bunu yaptılar. Meselâ Aydın Buharkent'te. Somalı madencilere. Aklı uyan 'tamam' dese de atmaz. Bunlarla yola çıkan ya maden ocağında gömülür, ya da yarı yolda kalır.

 

Velhasılı kelâm, çatı projesi gayet güzel ilerliyor. İktidar paniğe kapıldı. O yolda telaşa mahal olmadan yürüyüp, Türk Milletinin Cumhurbaşkanını seçmek var.

 

***  

 

CEMAAT 'AKP 'DEN HER KİM ADAY OLURSA OLSUN DESTEKLEMEYİZ' DİYOR

 

Değerli okur, birkaç yazımda cemaatin Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı görmek istediğini yazdım. Elimde bazı doneler vardı. Hatta, Gül'ün ABD ziyaretinde görüşme yapılma ihtimalinden bahsettim.

 

Cemaatten biri bu konuda yazmış bana. Söylediklerinin 'hizmetin resmi açıklaması olmadığının bilinmesini' istiyor. Bakın neler demiş, karar sizin.

 

"Bugünkü yazınızı okudum. Katılmadığım bir kaç konu var. Sıcağı sıcağına paylaşmak istedim. Birincisi; Abdullah GÜL, AKP'nin adayı olsa da, başka bazı çevrelerin adayı olsa da asla desteğimizi alamayacaktır. Dershaneler yasa tasarısını, ceberrut devletin (diktatörlük) önünü açan MİT Yasa Tasarısı'nı onaylayan GÜL, cemaat nezdinde bu şansını tamamen kaybetti. Hele hele, Danıştay kuruluş yıldönümünde RTE'nin "çabuk düş önüme gidiyoruz" emri karşısında .. boynu bükük bir şekilde peşine takılıp salondan çıkmasıyla bütün siyasi kariyeri ve karizması eridi gitti. Artık o adamdan hiç bir şekilde bir siyasi figür çıkmaz."

 

"Katılmadığım bir diğer cümleniz de şu: "AKP, tekrar yükselen değer olabilmek için iddia odur ki, iki ay için cemaatle sulh ilan edeceği dillendiriliyor."

Böyle bir şey asla mümkün değil. O defter artık açılmamak üzere kapandı. Tomruk üzerinde karşılaşan iki keçiden biri mutlaka suya düşecektir. Geri geri gidip hiç biri de diğerine yol vermez. Ama şundan emin ol ki; suya düşen biz olmayacağız."

 

"Abdullah GÜL, ABD'de ne Hocaefendi ile görüştü, ne de camianın kuruluşlarıyla bir araya geldi. Elinde onay mührüyle her gelen kanunu daha köşkün kapısında karşılayıp onaylayan bir noter zabıt katibinin buna teşebbüs etme cesareti bile mümkün değildir. O, kendi ipini kendi çekti ve Türk siyasi hayatındaki defteri ebediyyen kapandı.

 

Sonuç olarak şunu söyleyebilirim: CHP-MHP ortak aday arayışını çok önemsiyoruz ve onaylıyoruz, asla sekte vurmaya ve sulandırmaya çalışmayız.

Çünkü; gidişat gerçekten çok çok vahim."

 

*** 

 

Cemaat ya da hizmet, birbirimize hiç sıcak değiliz. Fakat onlar hakkında yazdığım satırlara yapılan itirazı da paylaşmak istedim.

 

Karar sizin.